Vazgeçtiklerin Kadardır Sevdan

Günün en sevdiğim vakitleri, akşam ezanından önceki birkaç dakikaydı. Evimizin merdivenlerinde oturur; güneşin ağaçların arasından yavaşça kaybolmasını izlerdim. Saf, katıksız huzuru hissederdim o kısacık anda. 1920 yılının rüzgârlı ve bulutlu bir sonbahar akşamında tahta basamaklara oturmuş, gökyüzünün alevli sükûnetini seyrediyordum. Birden aşina olduğum o sesi duydum.“Mustafa, yeter dışarıda durduğun, üşüyeceksin oğlum. Yemek hazır, baban da …