Son zamanlarda Suriye için “Biz Suriye’den çekilip Esad’ı destekleyelim, Esad YPG’yi temizler.” görüşü ortaya sürülüyor. Bu düşünce ülkemizdeki birtakım hükümete muhalif çevrelerde de destekçi buluyor. Suriye’den çekilip Esad’la işbirliği yapma hamlesi stratejik olarak bizim için neden çok yanlış olur ve uygulanabilirliği neden yoktur birkaç maddeyle açıklayayım:
1 – Niyetleri var mı ?
Esadlar rejimi -Hafız Esad ve Beşar Esad- AKP’nin ilk dönemlerini saymazsak Türkiye’yi kendilerine her zaman bir düşman gibi gördüler. Bunda Hatay’ın kendilerine ait olduğunu ve bizim orayı işgal ettiğimizi düşünmelerinin çok payı var.
Zaten bu düşmanlıkları nedeniyle yıllarca Apo’yu topraklarında korudular ve Türkiye askeri müdahaleyle tehdit edene kadar da korumayı bırakmadılar. Düşmanımın düşmanı dostumdur ilkesiyle PKK’yle yakın olmayı sürdürdüler ve bu yaklaşımları Suriye İç Savaşı başlar başlamaz PKK’nin Suriye kolu olan YPG’yle işbirliği yapmalarına temel hazırladı.
Suriye’nin şu anki Dışişleri Bakanı Velid Muallim’in daha 2 yıl önce yaptığı “Hatay bizimdir ve bir gün geri alacağız.” açıklaması bu düşmanlığın ne boyutlara vardığının önemli bir göstergesi.
Bu tarihi gözle bakıldığında; geçmişten beri bize düşman olmayı seçmiş, bizi işgalci olarak gören, topraklarımızda gözü olan ve bize bu kadar düşman bir yönetimin biz aradan çekildiğimizde en büyük düşmanlarımızdan PKK/YPG ile etkin bir mücadele yürüteceğine ve PKK/YPG’yi yok edeceğine inanmak işin sonunda “kandırılma ve aldatılma” olasılığının yüksek olduğu bir saflıktan ibaret olur.
Bu strateji “biz çekilirsek Esad’ın YPG’ye saldıracağı” gibi yanlış bir umuda dayanıyor. Esad yönetiminin böyle bir niyeti yok. Bize dün de düşmanlardı, şimdi de düşmanlar. Hangi devlet düşmanının düşmanını yok etmek ister ? Ha Esad rejiminin niyeti olsa bile böyle bir şey yapamaz, neden ?
2 – Bu Stratejinin Teknik Açıdan Uygulanabilirliği
Varsayalım ki rejimin YPG/PKK’yle savaşma niyeti var. Bunun eyleme dökülebilmesi için ekonomik – askeri bazı isterler var. Rejim bu isterleri karşılayabiliyor mu başlıklar altında değinmek istiyorum.
A) Bunun için yeterli ekonomik gücü var mı ?
Suriye halkı ve yönetiminin Covid-19 konusundaki duyarlılığı zayıf, insanlar hayat normalmiş, hiçbir şey olmamış gibi yaşamayı ve ticaret yapmayı sürdürüyorlar. Bu nedenle de iç ticaret Covid-19’dan pek etkilenmedi ancak Suriye’nin Esad kontrolündeki bölgelerinde Covid-19 kaynaklı olmayan muazzam ciddi bir ekonomik kriz yaşanıyor, halk kan ağlıyor. ABD’nin Sezar yaptırımlarını da devreye sokmasıyla birlikte iç savaşın en ateşli dönemlerinde bile görülmemiş bir ekonomik bunalım ve alım gücü düşüklüğünün ortasındalar. Rejim’in şu anki en öncelikli birkaç gündeminden biri bu ekonomik kriz.
Ayrıca Suriye’de petrol üretilen yerlerin çoğu YPG’nin kontrolünde. Yani Esad petrol yönünden YPG’ye neredeyse tamamen bağımlı. Savaşmak için de petrol gerek, insanların yaşamını normal bir biçimde sürdürebilmesi için de.
Yine de eğer Esad Rejimi YPG’yle savaşmak isterse askeri – lojistik anlamda zorlukları ve maliyetleri olsa da Rusya’dan deniz yoluyla düzenli olarak petrol getirilmesi teorik olarak mümkün, petrol konusunda bunu da söylemeden geçmeyeyim.
Genel olarak bakılırsa böyle ciddi bir ekonomik krizle boğuşmakta olan Esas yönetiminin finansal ve lojistik kaynaklarının, ekonomik olarak bu kadar göbekten bağlı olduğu, ülkenin 3’te 1’ini kontrol eden bir milis örgüte karşı dev bir askeri harekat başlatmaya yetmeyeceği kolaylıkla fark edilebilir.
B) Bunun için yeterli askeri gücü var mı ?
Hadi diyelim ki savaşmaya niyetleri var, ekonomik krizi sallamadılar, petrolü de denizden getirdiler; yine de askeri açıdan büyük sıkıntıları var.
Bir kere Rejim’in, Rus askeri desteğini yoğun biçimde arkasına almış olsa bile YPG’yi “tamamen” yenmesi çok zor. Çünkü YPG görece daha iyi eğitimli ve askeri olarak çok daha iyi donatılmış durumda.
Ancak askeri olarak asıl belirleyici mesele Amerikan/Koalisyon desteği. Şu an Türkiye az veya çok bölgede Rus nüfuz alanını kısıtlıyor ve Rusya’yla mücadele ediyor ama eğer biz Esad’la anlaşıp bölgeden çekilirsek Suriye’de kalan tek ABD/Koalisyon müttefiki YPG olacağı için ve o da temizlenirse bölge tamamen Rus/İran egemenliğine gireceği için ABD ve koalisyon güçleri Suriye’yi en büyük düşmanlarına bütünüyle teslim etmemek ve YPG’yi yedirtmemek uğruna ellerinden geleni yapacaktır.
Muhtemeldir ki YPG’ye hava desteği de dahil olmak üzere gerekli her türlü askeri desteği sağlarlar ve sağlarlarsa da Esad bırakın YPG’yi yenmeyi, elindeki yerlerden bile olabilir.
ÖZET
Yani biz çekilirsek Esad ya YPG’yle anlaşır ve Suriye’nin belli bölümlerini YPG’ye bırakır ya da YPG’yle savaşır ve ABD’nin askeri desteğini arkasına alan YPG tarafından mağlup edilip Suriye’nin azımsanamayacak bir bölümünü YPG kontrolüne bırakmak zorunda kalır.
Sonuç olarak bizim Suriye’den çekilmemiz durumunda gerçekleşebilecek iki senaryo da Türk milli güvenliği için çok kötü sonuçlar doğurabilir. Ülkemizdeki milyonlarca Suriyeli göçmenin çoğunun, Esad kontrolündeki bir Suriye’ye gönüllü olarak geri dönmeyecekleri de göz önünde bulundurulursa bu isteksizlikten kaynaklanacak göçmen sorunlarının bu meselenin bir başka olası olumsuz sonucu olacağı da görülebilir.
Umarım yazım hem bileni sıkmayan hem de bilmeyeni boğmayan aydınlatıcı bir yazı olabilmiştir.

